Seyyah Uluçınar İzinde Bartın Gezisi

Size diğer yazımda da söylediğim gibi  Gençlik ve Spor Bakanlığının düzenlediği Seyyah Uluçınar İzinde projesine katıldım.Bu projeyle bazı şeylerin farkına varmamak mümkün değil.Bize Bartın’a gittiğimizde Seyyah projesiyle ilgili Gençlik ve Spor Bakanımız Suat Kılıç’ ın bir konuşmasını izlettiler.O konuşmada beni çok etkileyen bir kısım vardı.Bakanımız şöyle dedi;

“Bizler bu projeleri yapıyoruz çünkü sizlerin Ülkemizi daha iyi tanıyıp  ilerde kendinizi feda edebilicek kadar güzel bir vatan sahip olduğunuzun farkına varmanızı sağlamak için.”

Gerçekten de beni ve arkadaşlarımı çok etkileyen bir konuşma olmuştu.Bizim bu projeye katılmaktaki amacımız arkadaşlarla güzel vakit geçirmek ve görmediğimiz bir ili görmekti sadece.Ama biz bu projeyle Devletimizin biz gençlerin kendimizi geliştirmemiz için çok uğraştığını,bir sürü güzel proje yaptığını ve bu projelerin hepsinin ücretsiz olduğunu öğrendik:)

Bartın’a merakım rahmetli Barış Akarsu’nun ölümüyle başlamıştı.Amasra’yı ilk o zaman duymuştum.O güzelliği görmeyi çok istiyordum ama nasıl olacaktı nerde kalınacaktı bir sürü sorun vardı.Ama hep arkadaşlarımla konuştuğum da ilk gitmek istediğim yer Amasra der dururdum.Gördüm ve çok mutluyum.Şimdi ki hedefim ise Nevşehir:))Neyse konumuza geri dönelim 🙂

Bu projeye 2 kardeşim ve arkadaşlarımla katıldım.İlk başlarda çok büyük beklentilerimiz yoktu.Hatta kızlara kalınacak yer devlet yurdu yemeklerden birşey beklemeyin gibi laflar ederken yurda adım atmamızla bütün kafamdaki düşünceleri attım.Yurt otel gibiydi Bartın’ın havası ise Karadeniz sonuçta çok ferahtı.Hatta hergün kızlarla kahvaltıdan önce bir yürüyüş yapmalıyız deyip durduk bunu gerçekleştiremedik geç uyumamız ve kahvaltıya hep son dakika yetişmemiz hasebiyle :)Olsun hayali de güzeldi 🙂

Daha ilk günden hiçbir etkinlik olmamasına rağmen herşey çok güzeldi.Odalara yerleşip kafilemizdeki arkadaşlarla kampüste oyunlar oynayıp muhabbetler ettik.Bu tabiki geç vakitlere kadar sürmüştü.Bizim eğlenmemiz için herşey düşünülmüştü önceden .Bizler için tek sorun çok erken kalkmamız oluyordu.Yemeklere gelince yıl içinde yurtta kalan bir öğrenci olarak söylüyorum on numara yemeklerdi.2. gün Bayram abimizin liderliğinde  Uludere şelalesine,Küre dağlarına yürüyüş yaptık.Çok fazla yürümüş olsakta herşey çok güzeldi hatta topuklularla bile  sonuçta kız kıza muhabbet hep güzeldir.Bu gezinin sonunda mangal yapıp bir piknik alanında hoşça vakit geçirdik.Hele ki fotoğraf çekmek çekilmek 🙂 Burdan benim fotoğraf  merakım yüzünden zamanını aldığım arkadaşlarıma benimle ilgilendikleri için teşekkür ederim 🙂 Günün sonunda Bartın merkezi gezmeye gittik ancak öğrendik ki Bartın’ın nesi meşhur buna kimse tam olarak cevap veremiyo:) 3.gün de ise şansımıza Amasra da fırtına çıkmış ama Bartın’a gidipte Amasra’ya gitmemek olmazdı.Ne kadar sırılsıklam da olsak o manzaraya değerdi.Hem manzaraya hemde bize o güzel yerleri eğlenceli ve bir okadar hızlı anlatan Beşiktaşlı rehberimizi dinlemeye değerdi.Ne kadar da o Davşan Adasında bir tane bile tavşan göremesekte 🙂

Bu kadar kısaca anlatılmaz bu gezi arabadaki hallerimiz,gece çekirdekle muhabbetlerimiz,canlı müziği gören kızların sahneye atlaması,geceleri uyumayıp da yurdu gezmelerimiz,yemekteki saçma espiriler…4 günlük bir gezide insan bu kadar stres atar bu kadar eğlenir.Böyle rahat,stressiz bir dönem geçirmemiştim.Böyle bir gezi sunduğu için  ne kadar haberi olur bilmem ama başta Gençlik ve Spor Bakanımız Suat Kılıç’a  ve diğer bakanlık çalışanlarına,Bartın da bize adım adım eşlik eden abla ve abilerimize,kafiledeki diğer arkadaşlarıma içten teşekkürü bir borç bilirim.

 

Reklamlar